Yaban Mersinli Kek

24 adet mini kek için malzemeler:
1 su bardağı un
1/2 su bardağı yulaf
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı karbonat
1/4 tatlı kaşığı tuz
2 çorba kaşığı şeker
1 su bardağı buttermilk/ süt yağı ( 3/4 su bardağı yoğurt ve 1/4 su bardağı sütü bir kavanozda çalkalayıp elde edebilirsiniz.)
1 yumurta
2 yemek kaşığı eritilmiş tereyağı
1 su bardağı yaban mersini ya da dilediğiniz bir meyve
kek1

Fırınınızı 180 C ye ayarlayın ve ısınmaya bırakın.
Un, yulaf, kabartma tozu, karbonat, tuz ve şekeri bir tel çırpıcı ile birlikte karıştırın.
Başka bir kasede süt yağını, yumurtayı ve eritilmiş tereyağını tamamen birleşinceye kadar karıştırın.
Daha sonra tüm malzemeleri bir kaşık yardımıyla birbirleriyle birleştirin.
Yaban mersinlerini ya da kullanacağınız diğer meyveleri de karışıma ekleyin.

kek2

Önceden ısıtılmış fırında 10-12 dakika pişirin.
Fırından çıkardıktan sonra biraz soğumaya bırakın ve kalıptan çıkarın.

kekson

 

Çocukla Seyahat Amerika – 1

Ruhu gezgin olanlar bilirler hiçbirşey bu insanları tutamaz. Çocukları da olsa kendilerini eve kapayamazlar. Belki seyehatların sayısı azalır ve çok daha zorlaşır ama yine onlar hep gitmek isterler…
Sürekli kendilerini bir seyehati planlarken bulurlar.. İşte bu son çocuklu gezimiz benim en büyük hayalimdi ve gerçekleştiğine hala inanamıyorum.. Gitmeden çok araştırma yaptım gittiğimde de baya zorlandım ama yine de pişman değilim. Yine olsa yine giderim
Geleli 3 ay oldu ama hala aklım ve ruhum orada… Yaşadıklarımı unutmadan ve gitmek isteyen özellikle çocuklu ailelere yardımcı olabilmek için artık yazmaya karar verdim.

New York seyahati ile ilgili çok fazla yazı bulabilirsiniz ve bunların çok da faydasını görebilirsiniz. Ancak çoğu gezgin doğal olarak eşiyle,sevgilisiyle ya da arkadaş grubu ile gitmiş. Çocukla bu denli zor ve uzun  bir seyahati göze alabilen birkaç gezgin ruhlu anneye rastlayabildim bloglarda. Bu yüzden sizlere amerika vizesi nasıl alınır gibi teknik konular yerine çocukla neler yaşanır ve nasıl önlemler alınır bunlardan bahsedeceğim.

Gitmeden önce gerçekten çok korkuyordum. “Nasıl yaparım?”, “Çocuk ne yiyecek?”,  “Uçakta durur mu?” gibi bir sürü soru aklımı kurcalıyordu. Ne yapalım çocukla gezmeyi öğrenecek ve buna göre plan yapacaktık. Ama planlarımızın her zaman değişebileceğini de aklımızdan çıkarmayacaktık.

Bu seyahatte akla ilk gelen uzun bir uçak yolculuğuydu. Dönüş yolunda öğrendiğim ise gece yolculuğunun çocuk ile çok daha kolay olduğuydu.  Çocuklu aileler mümkünse aktarmasız uçuşları tercih etmeli. Biz THY nın sabah ilk uçuşuyla gittik. O gün Artun çok hasta ve ateşli olduğu için yolculuk oldukça zor geçti bizim için. Bir de yanımızda akıl hastası ve oldukça iri bir bey oturduğu için yolculuğumuzu çok daha zorlaştırdı bizim için. Yanıma giderken çocuk için kuruyemiş, kuru meyve, galete,kek gibi yiyecekler aldım ancak  Artun hasta olduğu için yol boyunca hiçbirşey yemedi.
Uçakta inmeden önce doldurmanız gereken bir form var. Bu formdaki en önemli soru ise yanınızda yiyecek getirip getirmediğiniz. Bununla ilgili hosteslerin yanlış yönlendirmesi yüzünden ufak bir sıkıntı yaşasak da ne olursa olsun yalan beyanda bulunmayınız. Benim valizimde arkadaşım için götürdüğüm çay, ceviz, fındık gibi yiyecekler vardı. Kontrollerde ve formda getirdiğimi söyledim ve ülkeye giriş yaparken hiçbir sorunla karşılaşmadım.

JFK hava alanına iner inmez çocuklu aileleri ayrı bir bölüme alıyorlar.  Ve hiç sıra beklemeden çok kısa bir süre içerisinde pasaport kontrolünden geçiyorsunuz. Valizlerinizi de alıp hava alanından çıkması yarım saati bile bulmuyor ve size uçakta çektiğiniz tüm sıkıntıları unutturuyor.

Otelinize gitmek için seçeceğiniz en mantıklı yol ise UBER çağırmak. Ücreti telefonunuzda görebiliyor ve kredi kartınızla ödeyebiliyorsunuz.
Bizim otelimiz Clifton, New Jersey de idi. Manhattan’ daki oteller çok küçük ve aşırı pahalı olduğundan ve 15 gün kalacağımız için bu bölgeden bir otel seçtik. Courtyard by Marriot otelinde kaldık. Manhattan’ a gitmek için ekstradan bir otobüs kullanmanız gerekiyor ancak otel otobüs durağına çok yakın olduğu için ve sürekli otobüs geçtiği için hiçbir zorluk yaşamadık. Otobüs biletlerini Port Authority Otobüs terminalinden alabilirsiniz. Otobüsler ile yaklaşık 15-20 dk içerisinde Manhattan’da Port Authority Otobüs terminalinde oluyorduk.

Ve gelelim annelerin en büyük endişesine.. Çocuğum orada ne yiyecek?  Bizim hiç alışık olmadığımız bir yemek anlayışıyla karşılaşacaksınız ve alışık olduğumuz veya çocuklarınızın yemesini isteyeceğiniz neredeyse hiçbir şeyi bulamayacaksınız. Bunun için, kalacak yer seçimi yaparken mümkünse mutfaklı bir yer ayarlamanızı öneririm ya da airbnb gibi sitelerden ev de kiralayabilirsiniz. Açıkçası ben en çok bu konuda zorluk yaşadım. Belki de benim çocuğum yemek konusunda çok seçici olduğu içindir ama doğrusu biz de damak tadımıza uyan pek fazla yiyecek bulamadık.  Whole Foods Market (hem sandviç, hem kahvaltı, hem öğle yemeği, hem de ıvır zıvır her türlü süpermarket malzemesini (suşiye kadar) organik olarak bulabileceğiniz çok çok büyük ve muhteşem bir market), Zeytuna (Bir Türk marketi) ve Chealsea Market (75 9th Ave)  gibi yerlerden kahvaltılık, atıştırmalıklar ve meyve aldık. Yanımda giderken sallama çay da götürmüştüm. Bu sayede kahvaltımızı otelde yapıp öyle dışarı çıkıyorduk. Manhattan’ da neredeyse her köşede Sabret ya da Halal Guys gibi seyyar satıcılar var. Buralardan çocuk için tost alabilirsiniz.  Çoğu markette hazır yemek , salata ve çorba satılmakta. Artun için çoğu kez domates çorbası aldım ama çok katı kıvamlı olduğundan bunu da pek beğenmedi. En büyük kurtarıcılarımız pizzacılar oldu, neredeyse hergün pizza yedik. New Jersey tarafında kalacaksanız Peterson tarafında çok fazla Türk restaurantları ve marketleri bulunmakta. Özellikle İstanbul marketten alışık olduğunuz bildiğiniz neredeyse tüm Türk markalarını bulabilirsiniz. Biz costco wholesale marketten almıştık belki başka yerlerde de bulabilirsiniz. Mozerella Sticks diye satılan, tek tek paketlenmiş peynirler var. Bu gerçekten hayat kurtarıcı oluyor. Marketlerde satılan tüm içecekler ve su soğuk oluyor. Amerikalıların soğuk alışkanlıklarını bir türlü anlayamadım. Otobüsler soğuk, metro soğuk, mağazalar soğuk… Klimalar her yerde ve buz gibi… Onlar alışıklar eylülde ekimde bile benim gördüğüm parmak arası terliklerle dolaşıyorlar. Neredeyse tüm turistler hasta ve burun çekerek dolaşıyordu hatta. Yazın da gitseniz çocuk için yanınızda mutlaka hırka gibi birşey taşıyın.

Gelelim şehri keşfetmeye ve çocukla dolaşmaya… Mükemmel işleyen ve herkesin koşulsuz uyduğu bir sistem var. Çocuklu aileler her zaman öncelikli ve herkes yardımcı oluyor. Siz karşıya geçmeye yeltendiğiniz anda karşı yönden gelen araba bile durup beklemeye başlıyor. İnsana özellikle de çocuklu aileler verilen değeri gördükçe de şaşkınlığınız geçmiyor. Ne kadar yavaş geçtiğiniz, ne kadar ağır hareket ettiğiniz de önemli değil. Koşulsuz bekliyorlar. Bebek arabasıyla gezerken en ufak zorluk yaşamanız söz konusu değil. Her şey bebek arabası ve tekerlekli sandalyeye göre ayarlanmış. Bunu ihlal edecek hiçbir şey yapmıyorlar. Bir mağazaya ya da markete girerken herkes kapınızı açıyor. Otobüse binerken arka koltuklar boş bile olsa en önde oturanlar kalkıp size yer veriyorlar. Hatta metroda bir gün merdivenler bozuktu ve bir Hintli sırtındaki çantaya, bebek arabasının ve çantalarımın ağırlığına bakmaksızın, otobüse yetişmek için koştururken bile bana yardımcı olmaktan çekinmedi.
Bir yol tarifi sorduğumuzda bize yanlış tarif veren, yönleri karıştıran bir Amerikalı arkamızdan metrelerce koşturarak bize yardımcı olmaya çalıştı.  Metroda kime birşey sorsak hepsi işi de olsa bilmese de mutlaka sorularımızı yanıtladılar. Dolayısıyla hiç korkmayın. Hiç birşey bilmeseniz de herkes o kadar yardımsever ki. Şehrin nerdeyse her yerinde inşaat çalışmaları var ama bu da sizin bebek arabanızla gezmenize engel olmuyor. Hiçbir çalışma yokmuş gibi rahatça yolunuza devam edebiliyorsunuz.

Ve zor yoldan öğrendiğimiz, genel gezi ipuçları…

Çocukla bile gitseniz Manhattan’ ı gezmek için bir hafta yeterli olacaktır. Biz her sabah 8 gibi otelden çıkıp akşam 9 gibi otele geri döndük. Eylülün sonunda gittiğimiz için akşamları serindi ve Artunun dışarıda uyumasının imkanı yoktu. Bizde tüm gün dolaştığımız için çok yoruluyorduk zaten. Artunu uyku saatlerinden sonra dışarıda tutmak iyi sonuç vermiyor. Biz de bir noktada, saat 9’da mutlaka otelde olacak şekilde program yapmaya karar verdik. Hayatımız kolaylaştı. Çünkü bizim için görmesi çok hoş olan yerler çocuklar için hiçbir şey ifade etmiyor. Onlar için sadece, evi olmayan bir yer ve dinlenmek istiyorlar. Sizin de geceniz mahvoluyor. Hatta çocuklara yönelik, çok eğlenceli yerler bile olsa bir noktadan sonra gözleri görmüyor. İkinci hafta ise araba kiralamaya karar verdik ve iyi ki de kiralamışız. Başta trafik kurallarından çok korkmuştuk ama bir gün de alışıyor insan. Hatta Türkiye’ ye dönünce burda araba kullanamaz oluyorsunuz. Yanlış yola bile girseniz çok yakın mesafeden dönüp yine rotanıza devam edebiliyorsunuz. Araç kiralama fiyatları biz de olduğu kadar yüksek değil. Zaten benzinin ne kadar ucuz olduğundan bahsetmeme bile gerek yok Enterprise dan rahatlıkla araç kiralayabilirsiniz. Ve Manhattan dışındaki çok çok güzel yerleri keşfedebilirsiniz.

Tuvalet Eğitimi İçin Geri Sayım

Tuvaleti nasıl kullanacağını öğrenmek çocuğunuz için biraz karışık bir deneyim olabilir. Çiş ve kaka nedir, çişi ya da kakası geldiğini nasıl anlayacak, pantolonunu nasıl indirecek ve geri giyecek ,  tuvalet kağıdı ne içindir, nasıl kullanılır ve ellerini nasıl yıkayacak gibi bir sürü karışık işlemler ve sorularla doludur tuvalet eğitimi. Bezden kurtulmadan önce tüm bunları çocuğunuza anlatmanız ve öğretmeniz gerekmektedir. Bu şekilde tuvalet eğitimi kendiliğinden ve çok daha basit bir şekilde olacaktır. Bu eğitime daha doğrusu geri sayıma 18 ayından itibaren başlayabilirsiniz.

1: Zamanında tuvalete gitme oyunu oynamak

Çişi gelmeden lazımlığa oturması konusunda onunla oyun oynayabilirsiniz. Bu çişi geldiğini algılaması konusunda çocuğunuza yardımcı olacaktır. Çişi varken ve bezli iken de onu lazımlığa oturtmak ya da tuvalete yapması konusunda ya da kakasını yapmak için banyoya gitmesi konusunda cesaretlendirin.

2: Oyuncak ayınıza da tuvalet eğitimi verin

Bir arkadaş ile herşey çok daha eğlencelidir.  Bir karton kutu oyuncak ayı için gayet iyi olacaktır. Çoğunuzun lazımlığını ve oyuncak ayısının kutusunu banyonuza yerleştirin. Çocuğunuza  ayının bezini çıkarırken lazımlığına oturmasını ve ayıcığa çişini nasıl lazımlığa yapabileceğini anlatmasını söyleyin. Bu size garip gelse de çocuğunuzu rahatlatacaktır ve tuvalet eğitimi konusunda yardımcı olacaktır.

3: Kullanacağı lazımlığı beraber seçin

Çocuğunuza kendi lazımlığını seçmesi için izin verin. Böylece tuvalet eğitimi için kendini çok daha heyecanlı hissedecektir. Lazımlık almaya gitmeden önce biraz araştırma yapabilirsiniz. Kendiniz için üç seçenek belirleyin ve çocuğunuzun bu üç lazımlıktan birini seçmesini sağlayın. Bazı çocuklar lazımlık yerine bir tuvalet oturağı almak isteyebilir. Eğer ekonomik gücünüz yeterse ikisini de alabilirsiniz. Mutlaka beğendiği bir tanesini almasına izin verin.
Böylelikle her ikisini de deneyerek hangisini kullanacağına hangisinin favorisi olacağına kendisi karar verebilecektir.

4: Bir banyo – tuvalet rutini oluşturun

Ön tuvalet eğitiminin zamanını biraz daha öne çekmenin tam zamanı. Bir banyoyu kullanmanın tümyanlarını ona anlatın ve yapmasına izin verin. Çişini tuvalete yapmak dışında. Hala bez kullanırken bile ellerini lavaboda yıkamasına, havluya kurulamasına, ışıkları açıp kapatmasına izin verin. Bu rutinleri sürekli tekrarlayın ve alışkanlık haline getirmesine izin verin.

5: Bir tuvalet ödül grafiği hazırlayın

Çocuklar memnuniyetlerini anında gösterir ve belli ederler. Bu yüzden banyonuza bir tuvalet ödül grafiği asın. Tuvaletini her yaptığında, tuvalete zamanında yetişebildiğinde ona stickerlar verip tabloya yapıştırmasına izin verin. Bu sayede tuvalet rutinini çok daha mutlu ve çabuk öğrenecektir.

6: Tuvalete gitmesi konusunda onunla konuşun

Çocukların tuvalete gitmenin normal bir şey olduğunu öğrenmeye ve bilmeye ihtiyaçları vardır. Tuvaleti kullanması konusunda onunla bol bol konuşun. Çizgi film karakterleri ile anlatmaya çalışın. Arkadaşları ya da akrabalarından yaşça büyük olan birinin tuvalet eğitim hikayelerini anlatın.

7: Kakanın ve çişin ne olduğunu açıklayın

Çocuklar kaka ve çişlerini yapma konusunda biraz korkak davranabilirler. Şimdiki çocuk bezlerinin emiciliği çok iyi olduğu için altlarına yaptıklarında genellikle bir ıslaklık hissetmezler. Öğrenme sürecini bir oyuna dönüştürebilirsiniz. Her ikinizde birer bardak su içerek ne kadar sürede çişe dönüştüğünü beraber görebilirsiniz. Ya da bir mısır yiyerek bunun ne zaman bir kakaya dönüşeceği oyununu oynayabilirsiniz. Çişin ve kakanın nereden gittiğini de açıklamanız gerekmektedir.

8: Onun ihtiyacı olan kelimeleri seçin
Gerçeklerden kaçmanın bir yolu yok , önünüzdeki birkaç ay boyunca çok fazla çişten ve kakadan konuşuyor olacaksınız. Tuvalet hayatını anlatmak için doğru ve yerinde kelimeler bulmak zorundasınız. Bu konuda biraz utangaç bir tavır sergileyip çocuğunuzun da bunun böyle olması gerektiğini anlamasını sağlayın. Tabi bu tuvalet eğitiminde bazı problemlere de yol açabilir. Aslında sizi daha rahat hissettirecek kelimeler bulun ve bunları toplum içinde kullanmaktan da rahatsızlık duymayın. Eğer pipi demek sizi utandırıyorsa takma bir ad kullanabilirsiniz. ( Woo-woo gibi ) İkinizin de anlayacağı basit ve sade kelimeler en doğru olanıdır.

9: Tuvalete beraber  gidin

Çocuğunuz etrafındakileri kopyalayarak öğrenir. Tuvalete gittiğinizde onun da sizle gelmesine izin verin. (18 aydan itibaren tuvalet eğitimine ön hazırlık yaparken) Ona ne yaptığınızı anlatın. Neden tuvaletiniz bittikten sonra ellerinizi yıkamanız gerektiğini anlatın. Erkek çocuklarının babalarının da tuvaleti nasıl kullandığını görmesi gerekir.

10: Bezini banyoda değiştirin

Bezini değiştirmek için sıkıcı bir banyoya gitmek oyun oynayan çocuğunuz için çok zor gelecektir.  Ancak bezinin değişmesi yerine bir lazımlığa oturmak için banyoya gitmesi ona çok daha eğlenceli gelecektir. Banyoyu onun hoşlandığı bir yer haline getirin. Eğer kendini orada rahat hissederse tuvalet alışkanlığını edindirmek sizin için çok daha kolay olacaktır. Onun hoşlandığı hikaye kitaplarından birkaçını banyonuza koyabilirsiniz, duvarlara onun hoşlanacağı stickerlardan yapıştırabilirsiniz.

Çocukların Yardımcı Olabilecekleri Ev İşleri

Çocuklara ev işleri yaptırmak zor bir konu. Zor çünkü çocukların diledikleri gibi özgür bir dünya istiyorlar.
Aileler ise doğru işi doğru zamanda yaptırmak ve bunun faydalı olmasını istiyorlar.
Bu işlerin yılın hangi zamanında yapılacağının hiçbir önemi yok. Önemli olan belli bir rutine oturtabilmek.
Bence ailenin her bireyi ev işlerine katkıda bulunmalı. Özellikle de çocuklar bu tarz sorumlulukları ve hayat derslerini
mutlaka almalılar. İleriki yaşamlarında bunun çok faydalı olacağına inanıyorum.

Her yıl ev işleri çocukların olgunluk düzeyine ve yeteneklerine göre değişiklik gösterir. Bir anne olarak bunun ayrımını en iyi bizler yapabiliriz.
Çocuğumuzun neleri yapıp neleri yapamayacağını çok iyi gözlemleyebiliriz. Ortaya korkunç bir iş çıksa da sakın endişelenmeyin. Sabırla çocuklarınıza
yapacakları işleri öğretmeye çalışın. Çünkü mutlaka sonunda başaracaklardır.

Aşağıda her yaş grubuna göre birkaç ev işi fikri bulabilirsiniz.. Unutmayın çocuğunuzun yeteneğini en iyi siz biliyorsunuz…

(2-3 Yaş)
Oyuncakları toplama (nasıl toplanacağını gösterebilirsiniz)
Masa kurmaya ve toplamaya yardımcı olabilir.
Yatağı toplamaya yardımcı olabilir, çarşafını düzeltebilir.
Kirli çamaşırlarını sepete koyabilir.
Dökülen şeyleri (su, süt vb.) silebilir.

(4-5 Yaş)
2-3 yaşın yaptığı tüm işleri yapabilirler
Yatağını kendi düzeltebilir.
Çamaşırları makineye ya da kurutucuya koyabilir.
Giysileri katlamaya yardım edebilir.
Çöpleri atabilir.
Bulaşıkları makineye yerleştirebilir.
Toz alabilir.
Hayvanları besleyebilir.
Çiçekleri sulayabilir.

(6-8 Yaş)
2-3-4-5 yaşın yapabildiği tüm işleri yapabilirler.
Masayı kurabilir.
Bulaşıkları lavaboda yıkayabilir.
Temiz kıyafetlerini yerlerine yerleştirebilir.
Bahçedeki çöpleri toplayabilir.
Evi süpürebilir.
Postaları / kargoları alabilir.
Arabayı yıkamaya yardımcı olabilir.

(9-11 Yaş)
2-3-4-5-6-8 yaşın yapabildiği tüm işleri yapabilirler.
Yemeğin hazırlanmasına yardımcı olabilirler.
Tuvalet ve banyoyu temizleyebilirler.
Banyodaki aynayı silebilirler.
Köpeğiniz varsa geziye çıkarabilirler.
Kuşunuz varsa kafesi temizleyebilirler.
Kar yağdığında kürekle karı temizleyebilirler.
Yatağın çarşafını değiştirebilirler.

(12-14 Yaş)
Yukarıda yazdığım tüm işleri yapabilirler.
Duşu temizleyebilirler.
Kıyafetlerini yıkayabilirler.
Yerleri silebilirler.
Bahçe ve garaj işlerine yardımcı olabilirler.
Küçük çocukların bakımına yardımcı olabilirler.

 

 

 

Çocuklar İçin Şekersiz Havuç Topları

Özellikle çocuklara gönül rahatlığıyla yedirebileceğiniz şekersiz bir atıştırmalık.
Pişirmenize de gerek yok, oldukça pratik…

Malzemeler:
3-4 adet rendelenmiş havuç
3/4 su bardağı fındık ya da ceviz
7 adet kuru incir
1/4 su bardağı bal
1 su bardağı hindistan cevizi
Kakao ve tarçın (isteğe bağlı)

Yapılışı:
Hindistan cevizinin yarısını ayırın, yaptığımız havuç toplarını süslemek için.
Diğer tüm malzemeleri bir kaba koyup karıştırın.
Karışımın kıvamı topları avucunuzda yuvarlayabileceğiniz şekilde olmalıdır.
Yuvarladığınız topları süslemek için ayırdığınız hindistan cevizine bulayabilirsiniz.
Bir gece buzdolabında kalırsa çok daha güzel olacaktır ama bir kaç saat kalması da yeterli olacaktır.
Hepsi bu kadar… Afiyet olsun…

carrot-balls-make-

 

 

Bebeğinizi Kolayca Uyutmak İçin 10 İp Ucu

1. Uyuması İçin Bir Yer Belirleyin
Çocuklar özellikle annelerinin kokularını aldıklarından, anneleri ile aynı odada uyuduklarında çok rahat olmazlar. Bu nedenle 6 aydan itibaren mutlaka
kendi odasında uyumasını sağlayın.

2. Oda Nemlendiricisi Kullanın
Hiçkimse havasız bir odada uyuyamaz. Özellikle soğuk kış aylarında kullanacağınız hava nemlendiricileri ile odayı nemlendirip ortamı biraz rahatlatabilirsiniz.

3. Rahatlatıcı Bir Nesne
Bebeğinizin yanına ya da beşiğinin içine boğulma tehlikesini göz önünde bulundurarak kesinlikle oyuncak koymamalısınız. Ancak beşiklerinin yanına sevimli, yumuşak
uyku arkadaşı gibi şeyler koyabilirsiniz. Bu, bebeklerin kendi odalarına geçişlerinde de kolaylık sağlayacaktır.

4. Emzik
Bebeklerin rahatlamak için doğal bir emme refleksleri vardır. Emziğe alıştırarak sizi emzik olarak kullanmasının önüne geçebilirsiniz.

5. Bebeğinizi Hafif Bir Açı ile Uyutun.
Eğimli bir yüzeyde uyuyan bebeklerin karınları dümdüz değil aşağıya doğru olduğu için reflu ya da kolik gibi rahatsız edici durumlar oluşmayacaktır.

SAMSUNG CSC

6. Kundak
Bebekler sürekli kollarını ve bacaklarını hareket ettirir ve uykuya geçişleri bu nedenle zaman alır.
Özellikle yeni çıkan swaddle tarzı kundakları kullanarak çok rahat bir şekilde bebeğinizi uyutabilirsiniz.

swaddle

7. Lavanta Yağı
Lavanta yağının son derece yatıştırıcı bir etkisi vardır. Ayaklarının altına bir kaç damla sürebilirsiniz ya da
oda nemlendiricinizin içine birkaç damla damlatabilirsiniz.

8. Gizli Değişiklikler 
Uykuya geçeceği zaman ışığı loş yapabilir ve ortamı daha da sessizleştirebilirsiniz.
Eğer geceleri beslenmiyorsa beşiğinden ya da yatağından mümkün olduğunca kaldırmamaya çalışın.

9. Bebek Maması
Bazı emziren anneler bebekleri uyumadan son besinlerini emzirmek yerine mama ile tamamlıyorlar. Mama, anne sütünden daha koyu kıvamlı
ve sindirimi daha yavaş olduğu için bebeği gece boyunca daha tok tutacaktır.

10. Rutin Oluşturmak
Özellikle gece uykuları için belirli rutinler oluşturabilirsiniz. Ilık bir banyo yaptırabilirsiniz, kitap okuyabilirsiniz.
Ninni söyleyebilirsiniz. Önemli olan oluşturduğunuz rutine sadık kalmaktır. Böylelikle bebeğiniz zamanla uyku vaktinin
geldiğini anlamaya başlayacaktır.

Tüm annelere uzun ve kesintisiz uykular dilerim..
Sevgiler

 

 

 


 

 

Püf Noktalar

İnternette gezinirken bulduğum bu bilgilerin herkese faydalı olacağına inanıyorum.

* Saç fırçalarının temizliği pratik olarak iki yolla temizlenir. Su ile veya kuru bir şekilde. Su ile temizlemek için fırçayı ılık sabunlu su ile yıkamalı sonra dört bardak su içerisine yarım kahve kaşığı amonyak atarak meydana getirdiğiniz sıvının içine fırçayı koymalı, beş on dakika bekletilmelidir. Daha sonra ılık bir suda çalkalanarak kurumaya bırakılmalıdır. Fırçaları kuru temizlemek için kepek kullanılır. Isıtılan kuru kepek fırçanın üstüne dökülür ve bir başka fırçayla fırçalanarak temizlenmesi sağlanır.

* Kepek çok iyi bir temizlik aracıdır. Müslin kumaşlar kepek suyuyla iyi temizlenir. Kepek suyuyla yıkanan saçlar pırıl pırıl olur. Yine kepek suyuyla yapılan banyo da cilde çok iyi gelir.

* Haftada bir ılık su içerisine çok az amonyak atmalı ve bu amonyaklı su ile halıları silmelidir.Bu temizlik halılari aynı zamanda güvelere karşı da muhafaza eder.

* Duvar kağıtlarının tozdan arınmasi için yulaf ununa batırılmış bir fanila parçası ile silmek kafi gelecektir. Bu işlem sonucunda temizlenen yerler ayrıca leke de tutmayacaktır.

* Yemek yaparken çelik tencereniz yandıysa, sakın üzülmeyin. Tencerenizi yeniden pırıl pırıl yapabilirsiniz. Bunun için 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 fincan sirkeyi tencerenizde kaynatın. Hem üzerine işleyen kara lekeler çıkacak, hem de tencereniz tertemiz olacaktir.

* Camı en iyi parlatan gazete kağıdıdır. Önce deterjanlı suyla sildiğiniz camlarınızı sonra kağıt ile parlatmakta büyük fayda vardır. Camlarınız fazla soğuktan donmuş ise bu türlü camları tuza batırılmış nemli bezle silmek gerekir.

* Alternatif bulaşıklarınızı sünger veya kumas bezler yerine eski naylon çoraplarınızla yıkarsanız, işiniz daha kolaylaşacaktır. Üç tane naylon çorabın ayak kısımlarını kesip attıktan sonra hepsini üst üste koyarak dörde katlayın. Makineyle çevrelerini dikin, enine ve boyuna dikişler geçin. Böylece çok kullanışlı bir bulaşık bezi elde edersiniz.

* Su kaynattığınız kaptaki kireci temizlemek için kabın içine yumurta kabuklarını bırakıp kaynatın. Tertemiz olur.

* Mutfakların vazgeçilmez yardımcılarından blendırları temizlemek epey yorucudur. Fakat, pratik bir yolla blendırı çok kolay temizleyebilirsiniz. Bunun için, blendırın yarısına kadar, ılık su doldurun ve çalıştırın, içindeki tüm lekelerin çıktığını göreceksiniz.

* Banyonuzun tertemiz olmasını isterseniz haftada bir sıcak sirke ile yıkayınız. Sirkeyi ateşte kaynattıktan sonra banyonun içine dökerek bir bezle iyice siliniz, sonra temiz su ile yıkayınız.

* Hemen temizlenmeyen bal lekelerini çıkarmak zordur. Ama leke olur olmaz hemen ılık suyla yıkanır ve durulanırsa lekeden eser kalmaz.

* Evinizin beyaza boyanmış kapı, pencere ve benzeri tahta kısımlarını çok ucuza temizleyebilirsiniz. Birkaç soğanı, iyice yumuşayıncaya kadar kaynatın. Biraz soğuyunca temizlenecek yerlere bir bezle sürün. Boyanın pırıl pırıl parlaması için çok fazla ovmanız gerekmeyecektir.

* Aynayı temizlediğiniz son suya alkol katarsanız sineklerin konmasını engellersiniz.

Elleriniz için: At kestanesi tozu ile ellerinizi yıkarsanız beyaz ve yumuşak olmalarını sağlarsınız.

* En iyi temizleyici alkoldür. Ancak ampulün yüzeyi pütürlüyse bir kesilmiş soğan parçasıyla silin, sonra nemli bir bezle temizleyin. Ampulü temizledikten sonra ışığı yakmadan, üzerine bir iki damla parfüm sürün. Eviniz mis gibi kokacaktır.

* Kimi zaman alüminyum kaplarımız kirlenir ve lekelenir (özellikle bulaşık makinasında yıkadıktan sonra kararırlar). Bunların temizliği de kolaydır. İçinde kuzukulağı pişirin veya süt kaynatın. Bozulan rengi eski haline dönecektir. Biraz zeytinyağı ile birkaç damla alkolü karıştırın ve yumuşak bir bezle alüminyum kaplarınıza sürün. Pırıl pırıl olacaklardır.

* Sıcak su ve kola ile yapılan koyu hamur, kalın bir tabaka halinde temizlenecek yüzeye sürülür. Kurumaya bırakılır. Tamamen kuruyunca çatlar ve bütün pislikleri alarak parça parça dökülür.

* Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla çalkalayın ve bir deri parçasıyla temizleyin.

* Mumlarınızın damlamamasını istiyorsanız, 3 saat süre ile mumları tuzlu suda bekletin ve daha sonra bir bezle kurulayın. Artık hiç damlatmayacak ve leke yapmayacaklardır.

* Eski havlularınızı yumuşatabilmek için yıkadıktan sonra bolca mutfak tuzu dökülmüş sıcak suda bir saat bekletin. Havlularınızın ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

* Mumlar, özellikle romantik yemeklerin vazgeçilmez unsurlarıdır. Mumların ömrünü uzatmak için, kullanmadan 2 saat önce buzdolabının derin dondurucusuna koyup bekletin. Böylece, mumun eriyip masa örtüsüne damlamasını, ya da şamdanda çıkarılmayacak izler bırakmasını önlemiş olursunuz.

* Dolaplarınızın içi rutubetlenirse, askılara asacağınız, okullarda kullanılan beyaz tebeşir bu sorundan sizi kurtaracaktir.

* Otomatik çamaşır makinanızda çamaşırlarınızın yanı sıra espadrillerinizi, koton spor ayakkabılarınızı, vinleks çantalarınızı ve anoraklarınızı da yıkayabileceğinizi biliyor muydunuz? Bu eşyalarınızı hassas bir yıkama programında temizlemeli, daha sonra sıcak bir ortamda iyice kurutmalısınız.

* Toprak tencereler ya da çömlekler yeni alındıklarında küçük çatlaklar oluşması nedeniyle kırılma tehlikesiyle karşı karşıyadırlar. Bunu önlemek için toprak tencerelerinizi kullanmadan önce 3/4 ‘ünü sirkeli sıcak suyla doldurun. 24 saat bekletin ve soğuk suyla yıkayın. Bu işlemlerden sonra her türlü yemeğ pişirmeye hazır olacaktır.

* Toprak kaplarınızın içinde patates kabuklarını kaynatarak, kaptaki sararan kısımların eski görünümüne kavuşmalarını sağlayabilirsiniz.

* Özellikle salatalar için kullanılan tahta kaplar, masaya ayrı bir şıklık katar. Fakat, bu tahta kapları suyun içinde bırakırsanız, yıpranıp çatlar. Bunun için, kullandıktan sonra hiç bekletmeden hemen yıkayıp, kurulayın. Tahtaların bozulmasını önlemiş olursunuz.

* Mutfakta kullanılan tahta kaşıklar renklerini çabucak kaybeder, kahverengine dönüşürler. Bunu bir dereceye kadar önlemek istiyorsanız, tahta kaşıkları, kullanmadan önce duru suda iyice ıslatıp kullanırsanız daha iyi netice alırsınız.

* Yemek takımınızdaki tabakların çatlaklar nedeniyle kırılmalarından ve takımın bozulmasından korkuyorsanız; çatlak tabağı bir tencereye yerleştirip süt ile doldurun. Çok kısık ateşte 45 dakika kaynatın ve soğumaya bırakın. Çatlaklardan eser kalmayacaktır. Aynı işlemi tüm porselen objeleriniz için deneyebilirsiniz.

* Su şişelerinin dibi zamanla yosun tutar. Bu da hem kötü bir görüntüye, hem de pis bir kokuya yol açar. Bunu yoketmek için, şişelerin içine gazete parçalari atıp, içine su doldurun. Birkaç saat sonra çalkalayın. Ve gazete parçalarını içinden çıkartın. Daha sonra deterjanlı sıcak suyla yıkayın. Böylece yosunlardan kolayca kurtulmuş olursunuz.

* Dondurulmuş eti az sirkeli suda bekletmek daha kolay çözülmesini sağlar.

* Sofrada peçetelerinizin karışmasını önlemek için, değişik renkte peçeteler kullanabilirsiniz. Bu suretle hem peçeteler birbirine karışmaz, hem de sofranızın görünümü daha zevkli olur.

* Pirinç eşyalarınızı parlatmak için temizleme suyuna birkaç damla limon damlatın ve bununla iyice ovuşturarak silin. Yataklarınızın pirinç başlarını sıkılmış yarım limonla iyice ovuşturun, pırıl pırıl olacak ve içiniz rahat edecek.

* Mermerin can düşmanı çok sıcak ütü, tencere gibi eşyanın üstüne konmasıdır. Sararmış mermerler için en iyi beyazlatma yolu, bol tuzlu limon suyuyla ovmaktır. Sözünü ettiğimiz eriyikle ovulan mermer, durulanıp, pamuklu bir bezle parlatılırsa ilk günkü haline kavuştuğunu göreceksiniz.

* Abajurunuzun çok ışık verebilmesi için başlık kısmının içini alüminyum kağıtla kaplayın.

* Kilimlerin kaymaması için serilen tarafın dört ayrı köşesine birer ince lastik veya köpük sünger parçası dikmeniz kafi gelecektir.

* Halıların ömürlerini uzatacak en iyi çare, serilmeleri esnasında takip edilecek yoldur. Halılar serilirken altlarına kalın mukavva bulunmazsa da birkaç tabaka gazete kağıdı konmalıdır. Bu durum hem halının fazla kirlenmesini önleyecek hem de daha uzun ömürlü olmasını sağlayacaktır. Halıların altındaki kağıtları, büyük temizliklerde değiştirmekte fayda vardır.

* Mobilyalarinizdaki ufak çaptaki çizik ve lekeleri çıkarmak için gaza batırılmış bir bezle silmek kafi gelir. Derin çiziklerde ise içine erimiş mum koyarak kapatıp aynı işlemi tekrarlayabilirsiniz.

* Kızgın ütüyü, üstüne sofra tuzu serptiğiniz bir kağıdın üstünde gezdiriniz. Kola çıkar.

* Eğer bıçağınız paslanmışsa ikiye kesilip üzerine pudra şekeri serpilmiş soğanla ovuşturun.

* Evlerin içi ısınıncan pencere camlari ekseriyetle terler, su aşağı doğru süzülerek camları kirletir. Buna mani olmak için, bir bezi az gliserine batırarak camları bu bezle silmektir. Gliserin camların terlemesine ve suyun süzülerek yerleri kirletmesine mani olur.

* Beyaz tül perdeler, pencerede dura dura kararır, değil mi? Gerçi önceleri, yıkamayla bu siyahlık gider ama, daha sonraları bu kararmayı gidermek kolay olmaz. Onun için size tavsiyemiz yıkama suyuna 1-2 çorba kaşığı toz şeker katmanızdır.

* Lastik pompalarla dakikalarca açmak için uğraşmayın. Kaynar sodalı su, tıkalı delikten dökülürse tıkalı yer hemen açılacaktır.

* Çamaşır kaynatırken oluşan buharı önlemek için, tülbent içine koyduğunuz defne yapraklarını kaynama suyuna atınız.

* İçinde yumurta kaynattığınız suyu sakın dökmeyin. Soğumasını bekleyin ve mineraller bakımından oldukça zengin olan bu suyla salon bitkilerini sulayın.

* Musluğunuzun lastiğini (contasını) değiştirin. Siz tamir edemeyecekseniz tamircinin gelmesini beklerken, ”tıp tıp” sesinden kurtulmak mı istiyorsunuz? O halde musluğa ucu lavabonuzun deliğine kadar inebilecek uzunlukta bir ip takın. Akan su damlaları sessizce bu ipi izleyecektir.

* Yiyecek kaplarının üzerini örtmek ve yiyecekleri korumak için kullanılan naylon folyoları buzdolabında saklarsanız, soğuktan dolayı ucu daha da belirginleşir. Ve gerektiği zaman buzdolabından alıp, vakit kaybetmeden kolayca rulosundan çıkarabilirsiniz.

* Karıncalardan kurtulmak için en basit çare bulundukları yere kesilmiş yarım limon koymaktır. Limon çürüyünce, neşrettiği hafi, kendine mahsus koku karıncaları kaçırmaya kafidir.

* Plastik eşyalar zamanla sararır. Eski haline döndürmek için onları yarım saat boyunca biraz beyazlatıcı katacağınız sıcak suda bekletin. Eğer yüksek ısıdan ötürü ütünüzün demiri sarardıysa oksijenli suyla ovmanız yeterli olacaktır.

* Kristal bardaklar yıkandıkça ışıltısını kaybeder ve mat bir görünüm kazanmaya başlar. Fakat kristal bardaklarınızı yıkarken kullandığınız deterjana yarım su bardağı sirke ve tuz ekleyip, öyle durularsanız ilk günkü gibi parladıklarını görürsünüz.

* Salondaki halılarınızın rengi gittikçe soluyor ve üzerini toz kaplıyorsa, 1 kova suyun içine 1 fincan gaz koyun. Bu gazlı suyla sildiğinizde halılarınız hem dezenfekte olur, hem de temizlenir. Tabii rengi de ilk alındığı gibi canlı ve parlak olur.

* Kahve ve çay bazen fincanlarda çıkmayan lekeler bırakır. İşte acil ve etkili bir çözüm. Nemli bir havluyu deterjanlı suya batırıp çıkarın ve lekenin üzerini ovuşturarak silin. Diğer bir yöntem ise diş macunu ile temizlemektir.

* Özellikle fırında et kızarttığınız zaman, ızgaralar çok kirlenir. Yıkarken de, ızgaraları temizlemek biraz zor gelebilir. Fakat ızgaraları ıslatıp, ponza tasıyla ovarsanız tüm yağların ve lekelerin çıktığını, ızgaranın pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

* Bir sabah uyandığınızda diş macununuzun kalmadığını görürseniz ne yaparsınız? Dişlerinizi fırçanıza damlatacağınız 1-2 damla limonla fırçalayın ancak çalkalamayın. İşe yaradığını göreceksiniz.

* Bulaşık makinesi çatal, bıçaklarınızı karartıyorsa, bunu önlemenin kolayı var. Bulaşık makinesinin deterjan gözüne ayda bir kere olmak üzere çamaşır suyu koyun. Böylece çatal ve bıçaklarınızın kararmasını engellediğiniz gibi onları parlatmış da olursunuz.

* Bakır tencerelerinizi ve bu malzemeden yapılan diğer tüm eşyalarınızı, kaya tuzu ve sirke ile silerek ilk günkü ışıltısına kavuşturabilirsiniz.

* Pişirirken tencerenin dibi mi tuttu? Bir gece tuzlu suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

* Teflon tavalar, tencereler çok kullanılmaktan ötürü zamanla sararır. Bunu önlemek için zaman zaman, içine su biraz da çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üstünde kaynatın. İndirince de önce sıcak, sonra da soğuk suyla iyice durulayın. Teflonunuzun sarı rengi kaybolacaktır.

* Parlaklığını yitirmiş bir sürahiye eski halini kazandırmak için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak su doldurup sıkı sıkı sallayın.

* Alüminyum kapların zamanla kararması insanın mutfakta çalışma zevkini kaçırır. Halbuki bunu kolayca önlemek mümkündür. Alüminyum kaplarınızı su ve bolca sirke koyarak kaynatın. Hepsi pırıl pırıl olacaktır.

* Kadife Kaplı Mobilyalar; Kadife kaplı koltukların kadifeleri sirkeli suyla silinirse çok güzel parlar.

* Deri kaplı mobilyalar limon ya da portakal kabuğuyla ovulursa yeni görünüşlü olur.

* Sebzelerinizi tuzlu suda yıkamayı alışkanlık haline getirin. Tuzlu su, sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

* Kristallerin ışıl ışıl parlaması için, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın. Göreceksiniz bardaklarınız, kadehleriniz pırıl pırıl olacaktır.

* Paslanmaz çelikten tencereler zamanla parlaklığını kaybedebilir. Biraz sirkeyi ateşe koyup ısıtın. Sonra yumuşak bir bezi bu ılık sirkeye batırarak iyice ovun. Ama sonra da iyice durulayın. Bir fanila parçasıyla parlatırsanız, çelik tencereniz pırıl pırıl olur.

* Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve güzel yıkandığını göreceksiniz.

* Evde ortaya çıkan karıncaları yok etmek için, kahve telvesi kullanmanız iyi sonuç verecektir.

* Yağlı şişeleri temizlemek için, önce yıkamak gerekir. Sonra durulanan şişenin içine sodalı su koyarak sallamaya başlanır. Beş dakika kadar sallanan şişe çalkalanıp bu sefer içine kahve telvesi ilave edilir. Bir sürede bu şekilde sallanan şişe kısa zaman sonra yağlardan tamamen temizlenmiş duruma gelecektir.

* Bakır kaplarınızı parlatmak için, bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp, bakırı ovun.

* Sürahinizin dibi kir tutmuş ise, içine bir avuç tuz ile sirke koyup çalkalayınız, tertemiz olacaktır.

* Çaydanlığınızın içinde biriken kireç tortusunu temizlemek için, 15 dakika kadar içinde sirke kaynatın.

* Yoğurttan daha fazla yararlanmak için suyunun atılmaması gerekir. Yoğurdun tüm vitamin ve mineralleri bu suda bulunmaktadır. Ayrıca, bu su yemeklere ekşi bir tat kazandırmak istenildiğinde de kullanılabilir.

* Yoğurdunuzun sulanmamasını istiyorsanız tahta kaşıkla üstten almanız gerekir.

* Renkli gömlekler yıkanmadan önce iki saat sirkeli suda bırakılırsa renkleri canlı olur.

* Bulaşık suyunuza bir kaşık sirke katmakla bulaşıklarınızın daha kolay ve temiz yıkandığını göreceksiniz.

* Sütü ocağa koymadan tencere soğuk suyla çalkalanırsa süt kaynarken dibine yapışmaz.

* Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır.

* Baş ağrısı için kahve çekirdeğine limon suyu sıkın yavaş yavaş yiyin. (Birkaç tane)

* Kapılarınız veya çekmeceleriniz bir müddet sonra itseniz de çekseniz de kapanmaları zorlaşır. Kapınızın, çekmecenizin sürten kısmına vazelin sürün.

* Cam tencerede yemek pişirirken kapağın buharlaşmaması için iç yüzeyi limon kabuğu ile silin.

* Ekmeğin küflenmemesi için ekmek kutusuna biraz tuz koymayı ihmal etmeyin.

* Süte biraz karbonat atarsanız hem çabuk bozulmaz hem de kolay hazmedilir.

* Mantar sotelenirken tencerenin kapağı açık olursa, hem mantarların suyunu vermesi hem de kararması önlenir.

* Patlıcan kabuklarını soyduktan sonra içine sirke ve çok az zeytinyağı konmuş suda bir süre haşlayın. Daha sonra istediğiniz küçüklükte dilimleyin ve pilav yaparken içine karıştırın. Göreceksiniz pilavınız çok leziz olacak.

* Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır.

* Portakalları sıkmadan önce yarım saat soğuk suda bekletirseniz sıktığınızda daha çok portakal suyu elde edersiniz.

* Çikolata sosu hazırlanırken içine biraz kahve konursa tadı çok daha değişik olur.

* Çamaşırdaki pas lekesi için lekenin üzerine limon damlatılıp ütülenir.

* Domatesi kolay soymak için bıçağın sırtıyla kabuklar, soyulacak yönün tersine sürtülür, veya kaynar suda bir dakika bekletilir.

* Pirinç ve bakliyatların saklanması için cam kavanozları tercih edin.

* Yumurta lekesini çıkarmak için önce soğuk suda bekletmeli sonra ılık sabunlu suda yıkamalısınız.

Sosislerin patlamasını önlemek için fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırmanız yeterli olacaktır.

* Pişirirken tencerenin dibi mi tuttu? Bir gece tuzlu suda bekletin, tencere daha kolay temizlenecektir.

* Mutfak eşyalarının üzerindeki etiket izlerini yok etmek için üzerlerine mobilya cilası serpip yumuşak bir bezle silin..

* Çay ve kahve lekelerini karbonatla silerek çıkartabilirsiniz.

* Mutfaktaki haşerelerle savaş, mutfakta özellikle dolaplarda dolaşan hamamböceği, karınca gibi haşeratı yok etmek ve bir daha gelmemelerini sağlamak için bu haşeratın dolaştığı yerlere, dolaplara terebantin sürmek kesin yoldur.

* Buz dondurmadan önce suyu kaynatın, soğuyunca buz kalıplarına koyup dondurun. Buzlar daha canlı kristal gibi görünür. Kaynamış suda oksijen azaldığı için buzlar daha mat görünecektir.

* Patates haşlarken haşlama suyunun içine bir kaşık margarin koyun patateslerin vitaminlerini kaybetmemiş olursunuz, aynı zamanda patatesler daha çabuk pişerler.

* Mutfakta tıkalı lavaboların açılması lastik pompalarla dakikalarca açmak için uğraşmayın. Kaynar sodalı su, tıkalı delikten dökülürse eğer hemen açılır.

* Bakır kapların parlatılması bir bezi sirke ile hafifçe ıslatıp, bakırları ovun. Kaplarınız pırıl pırıl olur.

* Limon kabukları suyunu çıkarttığınız limonun kabuklarını atmayınız. Çelik eşyaların, bıçakların parlatılmasında kullanabilirsiniz.

* Yemek kokularından kurtulmak için bir cezveye bir çay fincanı su ve bir çorba kaşığı sirke koyup, birkaç dakika kaynatın. Evinizden yemek kokusunun çıktığını göreceksiniz.

* Çatal- bıçaklarınız kararıyorsa bulaşık makinenizin deterjan gözüne ayda bir kere çamaşır suyu koyun.

* Çelik tencerenizdeki lekeleri çıkartmakta zorluk çekiyorsanız temizlerken tencerenin içine bir tatlı kaşığı karbonat ve bir fincan sirke koyup kaynatın. Hem üzerine işleyen kara lekeler çıkacak hem de pırıl pırıl olacaktır.

* Vazodaki çiçeklerini uzun ömürlü olması için suyuna birkaç damla çamaşır suyu katılır.

* Lavaboyu temizlerken tuz lavaboların temizlenmesinde çok iyi bir yardımcıdır. Kötü kokuları giderdiği gibi bastırarak silince iyi de temizler.

* Çay lekesi pamuklu ve yünlülerde: Leke tazeyse, ılık suya bastırılmış bir bezle ovulur. Eskimiş ise, içine limon suyu katılmış ılık suda ıslatılmış bir pamuk parçasıyla silinir. Ilık su ile çalkalanır.

* Çeşitli eşyaların üstündeki etiket izini mobilya cilası sürüp kuru bezle silerek çıkarabilirsiniz.

* Sigara küllüklerini tuzla silerseniz pırıl pırıl olur.

* Kristalleri yıkadıktan sonra içine sirke ve tuz konmuş su ile durularsanız pırıl pırıl olurlar.

* Çatal bıçak temizlerken çatal bıçağınız üzerinde lekeler oluşmuşsa, onları çamaşır suyuna batırabilirsiniz. Çamaşır suyu hem temizler hem de mikroplardan arındırır. Daha sonra iyice durulayın.

* Lahana pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu vardır. Bunu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmamasi için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

* Kuş üzümlerini ayıklamak için, onları bir avuç unla ovuşturunuz ve kalın delikli bir süzgece atınız, un ile beraber çöpler de düşer.

* Yumurta haşlarken suyun ve yumurtanın üstüne serptiğiniz bir tutam tuz, yumurtaların çatlamamasını sağlayacaktır.

* Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı tereyağı sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin.

* Omletinizi bal ile yapmayı denediniz mi? Yumurtayı pişireceğiniz yağı kızdırıp biraz bal ekleyip yumurtaları kırın. Çok lezzetli değişik bir yumurta yiyeceksiniz.

* Katı yumurta elde etmek için 15 dakika kaynatın. Kabuklarının kolay soyulması için kaynattığımız kaba tuz atabiliriz. Suyunu da sakın dökmeyelim. Saksıdaki çiçeklerin en sevdiği su budur.

* Zeytini bir kavanoza koyun, zeytinyağı ile örtün ve biraz kekik, 2-3 diş sarımsak ilave edin, 8 gün bekletin. Nefis bir tadı olur. Zeytinler bitince kalan sosu, salata sosu olarak kullanabilirsiniz.

* Kesik limonu saklamak için üzerine tuz serpin.

* Pirinç pilavı suyuna, birkaç damla limon suyu ilave edin. Bembeyaz olur.

* Karamel, bu öğüdü unutmazsanız çok kolay! 1 kahve kaşığı su için 5 kahve kaşığı şeker.

* Meyve salatası yaparken taze nane yaprağı katıp, meyveleri yoğurt ve balla karıştırın. Enfes olacaktır.

* Sos hazırlarken un topağı oluşmasını önlemek için kaşık yerine çatal ucuna taktığınız kabukları soyulmuş çiğ patatesten yararlanabilirsiniz.

* Havuç daima kaynar suya atılır, piştikten sonra hemen soğuk suya tutun, rengini muhafaza eder.

* Yoğurdun suyu birkaç gün içinde kendiliğinden ayrılır. İçindeki vitaminler suyuna geçtiğinden, yerken yoğurdu mutlaka suyuyla karıştırmalısınız.

* Maydanoz ve dereotunu baş aşağı gelecek şekilde su dolu kavanozda, bozulmadan saklayabilirsiniz.

* Sebzelerimiz kimi zaman çok bekletmekten buruşurlar. Böyle bir durumla karşılaşırsak içine sirke ve şeker attığınız suda bırakın. İlk tazeliklerine kavuşurlar.

* Bütün sebzelere biraz karbonat ekleyerek pişme süresini azaltabilirsiniz. Tuzunu asla pişirirken koymayın, sertleştirir. Tuzu, en son anda ilave edin.

* Karnıbahar haşlarken içine iki dilim ekmek atarsanız, o dayanılmaz kokusundan kurtulursunuz.

* Patatesin pişirme suyuna bir kaşık sirke koyun. Hem rengi sapsarı kalır hem daha lezzetli olur.

* Sebzeler haşlanarak kullanılacaksa, haşlama suyuna eklenecek bir miktar sirke, sebzelerin renginin korunmasını saglayacaktır.

* Sebze pişirirken yemeğe ekleyeceğiniz su sıcak olmalıdır. Yemeğiniz daha lezzetli olacaktır.

* Sarımsağın kabuklarını daha kolay ayıklamak için bıçağın sırtı ile hafifçe ezin.

* Soğanı akan bir musluğun yanında doğrarsanız, gözleriniz daha az yanar.

* Domatesleriniz tazeliğini yitirmeye başladıysa, tuzlu suyun içinde yarım saat bekletin.

* Kek yaparken karıştırmak için kullandığınız kaşığa hamur yapışmasını istemiyorsanız, kaşığı kullanmadan önce süte batırın.

* Pastaların üzerine koyduğunuz muz, elma, armut gibi meyvelerin kararmaması için, meyveleri limonlu suya batırıp kullanın.

* Bayatlamış ekmeklerinizi dilim dilim yapıp aralarına sarımsaklı tereyağı sürüp folyoya sarın. Yüksek ısıda fırında pişirin.

* Pilav suyunu çektiği halde pirinçler hala sertse, ¼ ölçü sıcak su ilave edin ve pirinçler suyu çekinceye kadar pişirmeye devam edin.

* Makarnanın haşlama suyuna bir, iki baş soğan, havuç vb. sebzeler koyarsanız daha lezzetli olacağını göreceksiniz.

* Yeşil renkli sebzelerin rengini korumak için tencerenin kapağı aralık tutularak buharın çıkması sağlanmalı veya tencerenin kapağı ara sıra açılarak pişirilmelidir.

* Karnabahar, lahana, soğan gibi keskin kokulu yiyecekler pişirilirken tencere kapağı aralık tutulursa, kokunun yemeğe sinmesi önlenir.

* Patates kızartmadan önce süt dolu bir kabın içinde biraz bekletin, kuruladıktan sonra tavaya atın. Böylece daha az yağ çekeceklerdir.

* Garnitür olarak hazırlanan sebzeler kaynayan pişirme suyuna atılıp 4-5 dakika pişirildikten sonra margarinle hafifçe çevrilmeli.

Fırında pişirdiğiniz tavuğu hemen yemeyecekseniz ve kurumasını da istemiyorsanız, fırından çıktığında üzerine margarin ve limon suyu sürün ve alüminyum folyoya sarın. Tavuğunuz yumuşacık kalacaktır.

* Yemeğin taştığı yere… Hemen bolca tuz serpin. Ocak soğuyuncaya kadar öylece kalsın. Soğuduktan sonra kolayca temizlenir.

* Yumurtanın akı ve sarısının birbirine karışmaması için… Buzdolabından çıkarır çıkarmaz kırın.

* Limon suyu etleri yumuşatır. Sert etler bile limon suyu ilave edilerek pişirilirse hem yumuşak ve lezzetli olur, hem de çabuk pişer.

* Yağlı kâğıt döşeyin. Kâğıdın uçları kek kalıbından yüksek olsun. Keki fırından aldığınız zaman, kâğıdın uçlarından tutup keki kalıptan çıkarabilirsiniz.

* Ellerdeki soğan, sarımsak kokularını giderebilmek için ellerinizi haşlanmış patatesle ovun.

* Sütü kaynatacağınız tencerenin ağız kısmına sıvı yağ sürerseniz sütun taşmasını önlemiş olursunuz.

* Süt kaynarken içine bir parça tuz atarsanız kaymak tutmasını önlemiş olursunuz.

* Fazla tuzunu almak için, 1 adet patatesi soyup yemeğinize doğrayın ve birkaç dakika kaynatın

* Yaz aylarında arabanıza bindikten sonra lütfen camlarınzı açınız. İçerdeki havanın dışarıya çıkmasına zaman veriniz ve daha sonra klimayı çalıştırınız. Yapılan bir araştırmaya göre, arabanın gösterge paneli, koltuğu, benzin yayan hava temizleyicileri kansere sebep olurlar. Benzin böbrek ve karaciğerinizi etkileyen bir zehirdir ve bu zehirli maddenin vücudunuz tarafından dışarı atılması çok zordur.

* Normal ciltleri temizlemek için 1 orta boy ezilmiş avokadoyu ½ çay kaşığı limon suyu ve 1 yumurta beyazı ile çırpıp yüzünüze sürün, kuruyunca soğuk su ile yıkayın.

* Balık tutarken kurta ihtiyaç duyarsanız hardallı suyu çimlere dökün, kurtlar yüzeye çıkacaktır.

* Güvelerden kurtulmak için bir tülbente birkaç tane karanfil koyun ve dolaba yerleştirin.

* Sivrisinekler soğan ve portakal kokusundan hoşlanmazlar. Açık olan bölgelerinize portakal sürebilirsiniz.

* Arılardan kurtulmak için bir fincanda kahve yakın.

* Bu biraz garip gelebilir ancak karıncalardan kurtulmak için tebeşirle karıncaların girmesini istemediğiniz yerlere bir hat çizin karıncalar tebeşirle çizilen bu hattı geçmez.

* Gıcırdayan parkeler için talk pudrası dökebilirsiniz. Yeri iyice ovalayın kalanı süpürün.

* Bebeklerde pişiği önlemek için kızaran yere mısır nisaştası serpebilirsiniz.

* Bebek kusmuğunun kokusunu almak İçin lekeye soda dökebilirsiniz.

* Yere dökülen iğneleri bir mıknatıs yardımı ile kolayca toplayabilirsiniz. Evde mıknatıs bulamazsanız buzdolabı üzerine yapışan magnetlerin arkası imdadınıza yetişir.

* Yemekteki curry lekesini örtüden ya da peçeteden çıkarmak için 3 yemek kaşığı gliserin ve 4 yemek kaşığı ılık suyu karıştırıp lekeye yedirin 1 saat bekletip yıkayın.

* Meyve lekelerini çıkartmak için hemen tuz ekin daha sonra soğuk su ile durulayın daha sonra ise ılık su ve likit deterjanla yıkayın.

* Kırmızı şarap lekesinden kurtulmak için şarap dökülen yere hemen soda dökün ve bir kağıt peçete ile fazlalığı alın.

* Çorapların makinada yıkarken tekinin kaybolmaması için onları birbirine çengelli iğne ile iğneleyebilirsiniz.

* Konserve açacağını bileylemek için kalın bir yağlı kâğıdı keskin yüzünün içinden geçirin.

* Blenderınızı temizlemek için, içine biraz su ve bulaşık deterjanı dökün biraz çalıştırın. Blendarınız anında tertemiz olacak.

Tükenmez Kalem Lekesinden Kurtulmak İçin : Renkli çamaşırınızı sütle silebilirsiniz.

Ev Yapımı Leke Çıkarıcı yapmak için: 1 ölçek alkole 2 ölçek su ekleyerek lekeleri çıkarabilirsiniz.

*Bulaşık makinesinin sarı lekelerinden kurtulmak için önce makinenizi bulaşık yıkamak için doldurun, çocuklarınıza portakallı içicek yapmak için kullandığınız portakal kristali paketini deterjan yerine koyun, çalıştırın extra bir kez çalkalayın.

* Eğer elinizde buz kalıbı yoksa yumurta kartonu işinize yarar. Suyla doldurup buzluğa atın.

* Ekşi krema (sour cream) bulamadıysanız 250 ml ekşi krema yerine 200 ml ekşi süt ve 85 gr tereyağı kullanabilirisiniz.

* Kumaştaki kan lekesini çıkartabilmek için biraz soda döküp bekleyin.

* Soğan doğrarken gözünüzün yanmaması için soğanı akan soğuk suyun altında kesebilirsiniz.

* Karıncalardan kurtulmak için soyulmuş salatalık kabuklarını tuzlayın ve karıncaların toplandığı bölgeye koyun.

* 6 saniyede gümüş parlatmak için lavabonuzu kaynamış 2,5 lt su ile doldurun. Biraz ılısın, yanmayın! 1 çamaşır sodasını eritin ve 1 yemek kaşığı tuz koyun. Lavabonun en altına aluminyum folyo koyun. Gümüşlerinizi tek tek alumünyum folyoya değecek şekilde suya koyun. Suya girip folyoya değen gümüşler temizlenerek çıkacak.

* Elinizin altında yemek yaparken süt tozunuz kalmamışsa eşit ölçüde yoğurdu süt tozu yerine kullanabilirsiniz.

Nasıl Bir Puf Yapabiliriz?

Bu pufları nerede görsem çok hoşuma gidiyordu, sonunda bizlerin de kolayca biraz sabır biraz da yetenekle nasıl yapabileceğimizi buldum. Belki çocukla uğraşmaktan zamanınız kalır ve kafanızı dağıtmak için bu tür şeylerle uğraşmak istersiniz.

Malzemeler:
Kalıplarınız
Makas
Bant
2 metre boyunda 1.3 m genişliğinde keten kumaş (çuval bezi)
3 metre boyunda 1.15 m genişliğinde eski çarşaf ya da müslin (tülbent tarzı)
Toplu iğne
Dikiş makinesi
1 makara döşeme ipliği (çuval bezini dikmek için)
Pufun içini dolduracak kumaş ürünler (eski kıyafetler, havlular)
Elyaf dolgu malzemesi

Kalıplarınızı internetten indirip, çıktısını alın. Dikdörtgen ve üçgen kalıplarınızı bantla birleştirin. Kalıplarınız bir araya geldiğinde iki ucunda üçgen olan bir dikdörtgen görünümünde olacaktır. Ayrıca sekizgen bir kalıbınız olsun.
puf1

Çarşafın üzerine keten bezinizi yerleştirip, kalıbınızı üzerine koyarak 8 parça çarşaf ve 8 parça da keteniniz olacak şekilde kalıplarınızı oluşturun.
puf2

En alta bir parça çarşaf ortaya 2 parça keten ve tekrar üzerine bir parça çarşaf şeklinde kestiğiniz parçaları iğne ile birbirine tutturun. Bu şekilde 3 set oluşturun.

puf3

Kenarlarından 1- 1.5 cm dikiş payı bırakarak düz bir dikişle parçaları tutturduğunuz taraftan dikin.

puf4

Birleştirdiğiniz her çifti ortasından açarak birleşme yerlerini ütü ile düzleştiriniz.

puf5

Birleştirdiğiniz bir çifti sağ taraftan bir diğeri ile birleştirin ve birbirine iğneleyin. Bir kenarından dikin. Bu işlemi oluşturduğunuz diğer 2 set içinde aynı şekilde uygulayın. Böylelikle pufunuzun iki yarısı oluşmuş olacak.

puf6

Fotoğraftaki gibi parçaları birleştirip uç kısımlarını iğneleyin. Ve yine fotoğrafta gördüğünüz gibi her iki taraftan da yaklaşık 13 cm bırakarak işaretleyin.

puf7

İşaretlediğiniz yerden itibaren pufunuzun dış kenarını dikin. (işaretlediğiniz diğer noktaya kadar) ortada 25-30 cm lik bir boşluk oluşacak. (pufunuzu doldurma boşluğu)

puf8

Pufunuzun düzünü çevirerek baş tarafındaki boşluktan içini dolgu malzemelerinizle doldurabilirsiniz. Geniş ve ağır parçaları alt tarafa yerleştirmeye özen gösterin. Pufunuzun düz durabilmesi için oldukça düzgün doldurulması gerekmektedir. Pufunuz yarısına kadar dolduğunda daha yumuşak ve küçük parçaları kullanmaya başlayabilirsiniz. İyi bir destek sağlayabilmek için pufun en altı ve ortası ağır parçalarla doldurulmalıdır.

puf9

Pufun 2/3 si dolduğunda kenarları boyunca dolgu malzemesi ile doldurmaya başlayabilirsiniz. Oturulduğunda rahat olabilmesi için pufun en üst kısmı oldukça iyi bir şekilde elyaf ile doldurulmalıdır.

puf10

Pufunuzun iyice dolduğuna emin olduktan sonra döşemelik ipi kullanarak elinizde dikerek boşluğu kapatın.

puf11

Sekizgen kalıbınızı kullanarak kestiğiniz kumaşınız kenarlarını eriyen bant kullanarak fotoğraftaki gibi katlayın. Kenarlarında 1-1.5 cm boşluk bırakın.

puf12

Sekizgeni fotoğrafta gördüğünüz gibi pufun en üstüne ve altına dikin.

puf13

Dekoratif dikiş tekniğini fotoğraftaki gibi uygulayabilirsiniz.

puf14 puf15 puf16 puf17 puf18 puf19

Tüm kenarlara dekoratif dikiş tekniğini uyguladıktan sonra sekizgenler için yaptığınız teyelleri sökebilirsiniz.

puf20

Çocuklara verilen vitaminler

Vitamin takviyesi vermek gerekir mi?

Uzmanlar, günlük multivitamin / minerallerin tüm çocuklar için iyi bir fikir olup olmadığı konusunda aynı fikirde değiller. Çünkü çoğu gıda maddeleri vitamin ve mineraller açısından zengin olduğu için takviye olarak ek bir multivitamin / minerale gerek olmadığı düşünülürken, bazı uzmanlar ise günlük doz aşılmadığı sürece multivitamin / minerallerin zararı olmadığını savunuyorlar. Çoğu uzman sadece çocuğunuzun doktoru eğer tavsiye ederse kullanılmasını öneriyorlar.
Bunun tek istisnası ise D vitamini. Çocuklar genellikle yeterli D vitamini alamazlar. Bu nedenle uzmanlar ek olarak 400 IU D vitamini alınması konusunda hem fikirler.

Eğer çocuğunuz her şeyi yemiyorsa multivitamin vermeniz gerekir mi?

Çocuğunuz her şeyi yemediği için özellikle de yeşillik ve meyve, onun sağlıklı beslenemediği gibi bir endişeniz varsa ona vitamin desteği vermek isteyebilirsiniz ve günlük multivitaminlerden verdiğiniz sürece aşırı dozda vitamin almış olmayacaktır.

Ne tür vitaminler verilmelidir?

Çocuğunuzun ihtiyaçlarına uygun vitaminlerin verilmesi gerekmektedir. Çiğnerken ya da yutarken boğulma tehlikesi yaşamaması için genellikle sıvı vitaminler seçilmelidir. Örneğin çocuğunuz vejeteryan ise ona vereceğiniz vitaminlerin riboflavin ve kalsiyum ile birlikte B12 ve D vitaminlerini de içermesini isteyeceksiniz. Ya da çocuğunuzda kansızlık varsa doktorunuz size demir içerikli bir vitamin desteği verecektir. Unutmamak gerekir ki bu tamamlayıcı vitaminler hiçbir zaman %100 vitamin ve mineral içermezler. Bu yüzden çocuğunuzun diğer gıdalardan da gerekli vitamin ve mineralleri aldığından emin olun.

Önemli Uyarı: Çocuklar genellikle şekillerinden ve renklerinden dolayı vitaminleri şeker gibi görebilirler. Ve aynı anda birden çok yemek isteyebilirler. Ama aşırı dozda alınan vitaminlerin vücuda oldukça büyük zararları vardır. Özellikle aşırı dozda alınan demir ölümcül olabilir. Bu yüzden vitaminlerin ilaç olarak değerlendirilmesi ve vitamin kutularının çocukların ulaşamayacağı yerlerde tutulması gerekmektedir.

Çocukların gıdalarını destekleyici 7 süper yiyecek

Avakado
avakado
Avakado, kalbe zarar verebilecek olan kötü LDL kolestrolünü azaltan doymamış iyi yağlara sahip olan tek meyvedir. Avakoda ayrıca kabızlığı önlemeye yardımcı olan süper bir çözülebilir lif kaynağıdır.  Bilim adamlarının kanseri önlemeye yardımcı olduğunu düşündükleri E vitamini açısından oldukça zengindir.
Küçük bir misket limonu ile püre haline getirerek ya da limon suyu ve yoğurt ile de çocuğunuza verebilirsiniz.

Yaban Mersini
Vitamin, mineral ve antioksidanlarla dolu olan yaban mersini, kolesterolü düşürmeye ve hafızayı geliştirmeye yardımcı olur. Aynı zamanda bazı kanser hücreleri ile de mücadele de oldukça başarılıdır. Tazesi ya da donmuşu hiç fark etmez. Sağlığa oldukça faydalı olan bu meyve mutlaka tüketilmelidir.

Yulaf
yulaf
Kan şekerindeki ani yükselme ve düşmeleri engeller, sizi uzun süre tok tutar ve vücudunuzun kötü kolesterolden kurtulmasına yardımcı olur.
Özellikle kahvaltılarda çocuğunuza verebilirsiniz.

Somon
somon
Bu soğuk su balığı, kalp hastalığı riskini düşüren ve omega-3 olarak bilinen sağlıklı yağlar içerir. Bu besinler aynı zamanda ruh halinizi iyileştirmeye yardımcı olurken, hafıza kaybını da  önleyebilir.
Şeritler halinde kesilmiş somonu biraz yumurta beyazına bulayıp , ekmek kırıntılarının içine daldırıp biraz rendelenmiş parmesan, tuz, karabiber, kırmızı biber, sarımsak ve soğan tozu da ekleyerek balığınızı fırına verebilirsiniz.

Ispanak
ispanak
Ispanak kemik ve beyin gelişimine yardımcı olan demir, kalsiyum, folik asit, A ve C vitaminleri için mükemmel bir kaynaktır.

Tatlı Patates
tatli_patates
Tatlı patates, B, C, E vitaminlerinin yanı sıra kalsiyum, potasyum ve demir ile doludur. Hazmı kolaylaştıran karmaşık karbonhidrat ve lif açısından zengindir.

Yoğurt
yogurt
Kalsiyum ve protein yönünden oldukça zengin olan yoğurt, güçlü kemikler ve dişlerin gelişimi için çok faydalıdır. Ayrıca sindirime yardımcı olurken bağırsaktaki kötü bakterilerle de mücadele eder.
Özellikle sade ve yağ oranı düşük yoğurt tüketilmesinde fayda vardır.